201703.09
0

İngiltere’de Hukuki Yargılama Usulü ( Dava Takipleri)

Diğer hukuk sistemlerinin aksine, İngiliz Hukuku’nun kodlanmış tek bir kaynağı yoktur. İngiliz Hukuku, Parlamento tarafından alınan kanunlardan ve mahkemelerin verdiği kararlardan oluşmaktadır. İngiliz Mahkemeleri mevzuatı yorumlarken ve karar verirken, kendisine eşdeğer veya daha yüksek statüdeki mahkemeler tarafından alınan kararlara uygun hareket etmektedirler. Bununla birlikte Mevzuat ve Mahkemelerin Kararları, Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen mevzuata ve Avrupa Adalet Divanı kararlarına da uygun düşmelidir. “Brexit” yani Britanya’nın Avrupa Birliğinden ayrılmasından sonra Avrupa Birliği mevzuatı İngiliz Hukukunun bir parçası olmaya devam etmeyeceğinden, İngiliz Yasalarının ve Mahkeme Kararlarının Avrupa Birliği yasalarına ve Avrupa Birliği Mahkeme kararlarına uygun olma zorunluluğu da ortandan kalkacaktır.

Mahkeme Sistemi

İngiliz Mahkeme sistemi, Yüksek Mahkeme ( High Court)  ile Bölge Mahkemelerinden ( County Court)  oluşmaktadır. Bu rehber, Yüksek Mahkemedeki usulleri ele almakla birlikte Yüksek Mahkemelerde görülecek davalar da 50,000 GBP ve üzerindeki taleplerle ilgilidir.

Yüksek Mahkeme, Bölge Mahkemeleri ve Londra’daki Adalet Kraliyet Mahkemeleri ( Royal Court of Justice) vasıtasıyla birçok konuyu yargılama yetkisine haizdir. Yüksek Mahkeme, Chancery, Queen’s Bench ve Aile (Family) olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

Chancery bölümü genel olarak şirketlerle ilgilense de vasiyetnameler, ortaklıklar, iflas ve vergi gibi özel uzmanlık alanlarında da faaliyet göstermektedir.

Queen’s Bench Division (QBD) sözleşmeden doğan anlaşmazlıklar, kişisel yaralanma davaları, endüstriyel kazalar, hakaret davaları ve ihmal iddiaları da dahil olmak üzere tüm diğer medeni hukuk konularıyla ilgilenmektedir. Hem Chancery Division hem de QBD, alanlarında uzmanlaşmış özel mahkemelere sahiptir. Örneğin, QBD ‘nin iki ana uzman mahkemesi vardır: ticari anlaşmazlıklar ile uğraşan ticari mahkeme ve öncelikle inşaat ve teknoloji anlaşmazlıklarıyla uğraşan Teknoloji ve Ticaret Mahkemesidir.

Temyiz Mahkemesi ( the Court of Appeal), Yüksek Mahkeme hakiminin verdiği bir kararın temyiz başvurusunun incelendiği yerdir. Kamuoyu ile ilgili konular öneminden dolayı genellikle 5 yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesinde (the Supreme Court) görülür. Mahkeme, bazen AB Adalet Hukuku’nun önem arz eden noktaları hakkında Avrupa Adalet Divanı’na başvurulabilir.

Hukukçular

Hukuk mesleği özelliklerine göre ‘Barrister’ ve ‘Solicitor’ lar arasında bölünür. ‘Barrister’ olarak anılan avukatlar, çoğunlukla yüksek mahkemelerdeki hak savunucularıdır. Ayrıca mahkemeler için önem arz eden belgeleri hazırlarlar ve uzmanlık alanlarına göre hukuki görüş bildirirler. ‘Barrister’ lar serbest meslek mensupları olmalarının yanı sıra genellikle müvekkillerle doğrudan görüşmezler. Kıdemli Barrister’ lar Kraliyet Avukatı (Queen’s Counsel) olarak atanabilirler.

‘Solicitor’ olarak anılan Avukatlar müvekkilleri ile her gün temas halindedir ve davaları yürütmekte asıl sorumluluğu taşırlar. Ayrıca, nitelikli oldukları takdirde, yüksek mahkemelerde de avukat olarak görünebilirler. Özellikle ticaret hukuku alanında uzman Solicitor lar diğer Solicitorlarla ortaklık kurarak çalışmaktadırlar.

Hem Barrister’ lar hem de Solicitor’ lar, Yüksek Mahkeme hakimleri olarak atanmaya uygun olmasına rağmen, hâkimlerin çoğunluğu Barrister’lardan oluşmaktadır.

İngiliz Medeni Hukuk Muhakemeleri Usulü

İngiliz Medeni Hukuk Sistemi içerisinde takip edilen prosedüre ilişkin olarak Hukuk Muhakemeleri Usulü Kuralları ( The Civil Procedure Rules-CPR), 1998 yılında yasalaşmıştır. Medeni Usul Hukuku Kuralları tüm davalarda mahkemelerin adil bir şekilde karar vermesini amaçlar.

Bunun içinde;

  • Tarafların eşit şartlarda olmasını sağlamak;
  • Davanın önemi, konuların karmaşıklığı ve her bir tarafın maddi durumu ile orantılı olarak davayla ilgilenmek;
  • Davanın hızla ve adil bir şekilde ele alınmasını sağlamak da vardır.

Bu, CPR’ nin “her şeyin üzerinde tuttuğu objektiflik hedefi” olarak bilinir.

Yargılamada İzlenen Yol

Yüksek Mahkeme tarafından ele alınan tipik bir davaya ilişkin yargılama, dava dilekçe formunun mahkemeye sunulması tarihinden itibaren yaklaşık 12-18 ay sürer.

Yargılama Öncesi Hususlar

Dava aşamasından önce taraflar, anlaşmazlıklarını davaya başvurmadan çözmek adına bilgi ve belge alışverişinde makul davranmakla yükümlüdürler. Bu gereklilikleri yerine getirmeyen taraflara karşı yaptırımlar uygulanabilir; örneğin, bir tarafın makul davranmamasına bağlı olarak diğer tarafın masraflarının karşılanmasına ilişkin yaptırımlar uygulanabilmektedir. Buna ek olarak, bir takım “ön-işlem protokolleri” vardır – bunlar inşaat ya da mesleki ihmal gibi belirli uyuşmazlık kategorilerinde izlenecek prosedürü ortaya koymaktadır.

Davanın Açılması ve Mahkemeye Sunulacak Belgeleri

Dava, Davacının dava formunu (Claim Form) ve  iddialarının özelliklerini içeren dava dilekçesini (particulars of claim) hazırlamasıyla başlar. Tarafların talimatlarından üstün tutarak tarafsız ve bağımsız olmalıdır. Bir vakanın aydınlatılması birden çok uzmanlık alanı gerektiriyorsa, her uzmanlık alanı için ayrı ayrı bilirkişi atanabilir. Her ne kadar başvurulacak delil ile bilirkişi raporunun içeriği ve biçimi katı kurallara tabi tutulsa da bilirkişi mahkemeye katılabilir veya kanıt sunması için çağrılabilir.

Yargılama Yetkisi

Şahsi dolandırıcılık ve hakaret davaları haricinde jüri yer almaz, yargılama yalnızca hakim tarafından yapılır.

İngiliz duruşmaları çoğunlukla sözlü yargılamadan oluşur ve her bir tarafın avukatları ilgili kanıtlarını ve dayandıkları kanunlarını sözlü olarak sunarlar ve yargıçları etkilemeye çalışırlar. Bununla birlikte, duruşmaya başlamadan hakim genellikle mahkeme tutanaklarını, tanık ifadelerini, bilirkişi raporlarını ve avukatlar tarafından ileri sürülen ana argümanları okur. Hakim, kendi soruşturmasını kendisi yapamaz ancak avukatlara veya bilirkişilere sorular yöneltebilir.

Özetle duruşma; tarafların avukatlarının, dayandıkları deliller ile tanık ve bilirkişiler aracılığıyla davalarını aydınlatmaya çalışmasından ibarettir. Tanıklar, karşı tarafın avukatı tarafından çapraz sorgulanabilir. Duruşma, her iki tarafın avukatının da kanıtlarını özetleyerek ilgili kanun ve yönetmelikler hakkında görüşünü bildirmesi ile sona erer. Hakim kararına kendisine gösterilen delil ve iddialara dayandırır.

Hüküm, duruşma sonrasında derhal verilebileceği gibi karmaşık davalarda hakimin erteleyeceği bir tarihe de bırakılabilir. Taraflardan birinin veya her ikisinin de karara itiraz etmesi, yine mahkemeden izin alması şartına bağlıdır. Mahkeme izni ise belirli şartlar halinde verilmektedir.

Yargılama Giderleri

Mahkemenin takdir yetkisi olmakla birlikte, genel kural davayı kaybeden tarafın, kazanan tarafa yaptığı masrafları ödemesidir. Medeni Usul Hukuku Kurallarının (CPR) ihlali veya gizlenen amaçların olması durumlarında, davayı kazanan tarafa mahkemece bir maliyet cezası verilebilir. Genel olarak, makul olmayan durumlarda, kazanan taraf kaybeden tarafın yasal maliyetlerinin yaklaşık %60-65 ‘ini ödemek zorunda kalabilir.

Finansman

Tarafların ‘şartlı ücret anlaşmalarını’ (CFA) avukatlarıyla görüşmeleri mümkündür. CFA, bir avukatın davanın başarılı olması halinde vekalet ücretinin yanı sıra bir başarı ücreti talep etmesine olanak sağladığı gibi davanın başarısız olması ihtimalinde de ücretinin düşürülmesine veya herhangi bir ücret ödenmemesine izin vermez. Ayrıca avukatlık masraf sigortası ve üçüncü parti finansmanı gibi başka dava fonları da bulunmaktadır.

Hükmün Uygulanması

Mahkeme kararını verdikten sonra, kaybeden taraf mahkeme kararına direnmeksizin gönüllü olarak hükmedilen tazminatı ödeyebilir. Aksi takdirde, varlıklarına el konulması ve satılması veya kaybeden tarafın malları üzerine tedbir konulması dahil olmak üzere çeşitli icra usulleri uygulanmaktadır. Hükmedilen tazminatın ödenmemesi şirketleri/kişileri iflasa da sürüklemektedir.

Stratejik Durumlar

Davaların çözümlenmesine yardımcı olabilecek bazı stratejik önlemler bulunmaktadır. Bunlar:

  • Uzlaşmayı Önermek- Yargılamanın herhangi bir aşamasında, CPR’a göre taraflar belirli maliyetlerden muaf tutma amacıyla uzlaşılabilecek önerilerde bulunur.

Alternatif Uyuşmazlık Yöntemleri anlaşmazlığın çözülmesini teklif etmek-

  • Arabuluculuk veya uzlaşma teklifini makul olmayan bir nedenle reddeden taraf davasında haklı bile olsa dava masraflarını ödemek zorunda kalarak bir nevi cezalandırılmış olur.
  • İhtarnameler- Kimi durumlarda, tarafların derhal bir şeyler yapmasını durdurmak veya yargılamadan sonra varlıklarını korumak gerekli olabilir. Elverişli koşulların varlığı halinde, mahkeme, tarafların hakları belirleninceye kadar koruma amaçlı tedbir kararı verebilir. İhtiyati tedbir başvurusunu (Injunction) yapan taraf, ön inceleme duruşmasından esas hakkında karar alınıncaya kadar ihtiyati tedbire gerek olduğunu ispatlamak zorunda değildir; ancak bunun gerçeğe dayalı ve tartışılabilir bir iddia olduğunu göstermeli, aynı zamanda karşı tarafın da herhangi bir kayıp ihtimali için teminat yatırmalıdır.
  • Yargılama Giderlerinin Garanti Altına Alınması- Olağan maliyet kuralları gereğince kaybeden taraf kazanan tarafın yasal masraflarının(yargılama giderleri) önemli bir bölümünü ödemektedir. Ancak bazı durumlarda, davalı iddiasını savunurken, davacının da kaybetmesi durumunda ödemekle yükümlü olacağı masrafları ödeyemeyeceği düşüncesindeyse ve bunun için sağlam bir savunması varsa, Mahkemeye başvurarak masrafların kendi lehine garanti altına alınmasını talep edebilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *